Luigi ve Jelena, Belgrad gecelerinin karanlık oyunlarında ilk hamlelerini yapar. Ödenmeyen bir hesap, gelen bir mesaj ve yaklaşan tehlike… Polisiye gerilim devam ediyor. Bölüm 1: Sessiz Başlangıç
Ve Jelena, giyinmiş hâlde mutfağa geldi. Gözlerinde belli belirsiz bir utangaçlık vardı. Adamın karşısındaki sandalyeye oturmadan, ayakta durarak ve sorgular gibi,
“Çok saçmaladım mı?” dedi.
Adam güldü.
“Çok değil,” diye yanıtladı.
Jelena da güldü. Kendine sert bir kahve koydu. Mikrodalganın ışığının açık olduğunu görünce “Boreek!” diye çığlık attı.
Bunlar hep Ezel isimli Türk dizisinin etkisiydi. Osmanlı’dan sonra bu topraklarda büyük bir iş başarmıştı o dizi; onlarca Türkçe kelime öğretmişti Sırplara…
Jelena böreğini ve kahvesini alıp adamın karşısına oturdu. Utangaç bir tebessümle, göz ucuyla soru sorar gibi baktı. Adam “Sıkıntı yok,” dercesine başını salladı. Jelena biraz olsun rahatlamış gibi yaptı. Sohbet açmak için, dün gece adamın büyük iştahla yediği menemeni sordu.
Adam gülerek “Bitti,” dedi.
Hesapsız Çıkış!
Jelena kahvaltısını bitirince, adam telefonunu kontrol etmesini söyledi. Jelena’nın aklına gece geldi: Hesabı ödemeden Club’tan çıkmışlardı. Bu yemlemede Jelena’nın tanınırlığını kullanmışlardı. Zira Jelena, Belgrad’daki birçok Club’ın müzik aranjörlüğünü yapıyordu. DJ’ler, güvenlikler, barmenler ve işletmeciler tarafından tanınıyordu.
Dün gece bir şişe Jack Daniels viski, bir Don Porigon şampanya ve bir Şmirnoff votka açtırmışlardı. Rezervasyonla tuttukları loca, gecenin merkezindeydi. Tüm ilgiyi üzerlerine çekmişler, sonra planladıkları gibi ayrı ayrı Club’tan ayrılmışlardı. Hesabı ise ikisi de ödememişti.
Jelena telefonuna baktı. Saat 11:00’di. Hâlâ kimse aramamıştı.
Boş tabakları topladı, bulaşık makinesine yerleştirdi. Bu evde bir orduya yetecek kadar temiz tabak ve havlu vardı — hem de boy boy. Jelena ev seçmeyi biliyordu. Her zaman en iyi caddede, en iyi evi kiralardı. Bu kez de öyle olmuştu.
Fishing!
Adam tüm bunları düşünürken Jelena’nın telefonuna bir mesaj sesi geldi. Jelena ekrana baktı, yüzü gülümsedi.
“Fishing,” dedi. Ardından, aynı numaraya evin adresini gönderdi.
Adam odasına gitti. Gucci marka çantasını açtı, içinden İtalyan pasaportunu çıkardı. İlk sayfadaki bilgileri hızla kontrol etti. Artık o, Luigi idi.
Pasaportu ve 500 Euro’yu aldı. Çantayı kapatıp mutfağa döndü. Parayı Jelena’ya uzattı. Jelena, karşılık olarak üç tomar Sırp Dinarı verdi.
Luigi için bu bir kuraldı: Döviz bürosu yoktu. Kur kuruşa değil, güvene yatırım yapardı.
“Yeter mi?” diye sordu Jelena.
Luigi, başını salladı.
Luigi tam oturma odasına yönelmişti ki Jelena arkasından seslendi:
“Luigi!”
Luigi döndü.
“19 bin dinar hesap, 2 bin bahşiş,” dedi Jelena.
Luigi yeniden başını salladı.
Oturma odasına geçti. Masanın üzerinden haritayı aldı, göz gezdirdi. Telefonunu, zippo çakmağını, saatini ve hep yanında taşıdığı jetonu aldı. Sonra yatak odasına geçti. Havlusuna sarılıp duşa girdi. Su yüzüne vurunca, zor bir günün kendisini beklediğini düşündü. Hızlı, disiplinli bir asker duşu aldı. Kurulanmadan, havluya sarınıp odasına döndü.
Dolabından siyah bir Massimo Dutti kot çıkardı. Gömlekler arasından beyaz bir Zara Sport gömlek seçip yatağa attı. Deodorantını sıktı, giyinmeye başladı. Ayakkabısı içinde kaymayacak bir çorap giydi. Koşmak gerekebilirdi. Kombin, ayakkabıya göre yapılmıştı — çünkü o ayakkabı özeldi, dikkat çekmemeliydi. Ayakkabısını da giyip yatağın ucuna oturdu. Düşündü:
Hesabı öde.
Hesabı almaya gelenleri takip et.
Hesap yap.
Ve hesabı kes!
Rezervasyon
Ama önce, gece için rezervasyon gerekiyordu. Ayağa kalktı. Pasaportu sağ arka, jetonu sağ ön, zippoyu çakmaklık cebine koydu. Saatini sol bileğine takıp salona gitti.
Jelena çoktan salonda, koltukta oturuyordu. Üzerinde beyaz bir kot ve krem rengi askılı bir tişört vardı. Luigi yanına oturdu. Bilgisayardan BeogrodNocu internet sitesine girip Cinema Club’ın numarasını buldu. Telefonuna yazıp aradı. İkinci çalışta karşı taraf cevap verdi. Luigi telefonu Jelena’ya uzattı.
Jelena Sırpça konuşmaya başladı. Aynı anda bilgisayardan locanın konumunu Luigi’ye gösteriyordu. Luigi başını salladı. Jelena son sözlerini söyleyip telefonu kapattı.
“Weekend Party: Smokin Man and Pretty Girl” deyip güldü.
Adam da aynı şekilde gülümsedi.
İki gülüşün arasına, kapı zili girdi.
Jelena döndü ve tek kelime söyledi:
“Hesap.”
