Adet (Regl), kadınların her ay düzenli olarak yaşadıkları fizyolojik bir süreçtir. Bu süreçte rahim astarı dökülür. Böylece, vajinal kanama meydana gelir. Regl genellikle 3 ile 7 gün arasında sürer. Ayrıca, her kadın için süresi ve şiddeti farklılık göstermektedir. Regl döngüsü, vücudun hormonal değişikliklerine bağlıdır. Bunula birlikte, adet öncesi sendrom gibi belirtilerle birlikte seyrettiği de bilinmektedir. Regl döngüsünün normal aralığı 21 ile 35 gündür. Bununla birlikte, ergenlik döneminde başlamakta, menopozla sonlanmaktadır.
Tarihte Adet Gören Kadınlara Yaklaşım
- Roma’da : Gaius Plinius Secundus, M.S. 23. yüzyılda Roma’da yaşamış bir yazar, filozof. Tarihin ilk ansiklopedisi sayılan eseri olan Pliny ne diyor? :
– “Adet gören kadınlar; dolu yağışını, kasırgaları ve yıldırımları durdurabilirdi.”
– “Ekinleri öldürebilirdi.”
– “Regl kanının köpekleri delirtebilirdi.”
- Ortaçağ Avrupası’nda : Bir kaba konulan kurbağa yakılarak külleri bir keseye doldurulup vajinaya yakın bir yerde saklanır. Böylece, bunun kanamayı azaltıp, ağrıları geçireceğine inanılırdı.
- Eski Fransa’da : İnanışa göre adet dönemde ilişkiye girip hamile kalan kadınlar lanetli ve canavara benzeyen çocuklar doğururdu.
- Afrika’da ve dünyanın çeşitli yerlerinde : Regl kanı ile aşk büyüleri yapılabileceğine dair inanışlar vardır.
Bugüne kadar pek çok erkeğin de cinsel gücünü arttırmak için adet kanı içmeyi denediği bilinmektedir.
Günümüzde hala (Bizim ülkemizde de dahil) regl kanı ile çeşitli büyülerin yapılabileceğine inanılıyor. Bunun en basiti, ülkemizde erkeğin kadına bağlanması için, erkeğe adet kanının içirilmesi de geliyor.
- Eski İngiltere’de : 19. Yüzyılda, regl dönemindeki kadınların mutfak işlerinden uzak durması gerekiyordu. Çünkü adet gören bir kadının yaptığı peynirler, yoğurtlar ve diğer gıdalar bozulurdu.
- Anadolu’da da hala bazı bölgelerde adet gören kadınların turşu kurmasına, yoğurt mayalamasına ya da ekmek yoğurmasına izin verilmemektedir.
- Viyana’da : 1920’lerde Viyanalı bir ‘bilim adamı’ olarak kabul görmüş olan Bela Schick, adet gören kadınların ekinlere zarar veren bir zehir salgıladığına inanmıştır. Regl kanında bulunan ‘Menotoksik’in bitkilerin büyümesini yavaşlattığı söyleniyor. Hatta farelere enjekte edildiğinde ölüme sebebiyet verdiği bile söyleniyor.
- Eski Almanya’da : 12. Yüzyılda yaşamış ünlü Bingen’li Hildegard yazdığı üzere, “Adet kanı içmek cüzzam hastalığını iyileştiriyor.” diyordu.
- Antik Yunan’da : Aristo, “Adet gören kadın baktığı aynanın sırlarını döker.” demiştir. Ayrıca, aynı aynaya bakanlar büyülenme riski taşır. Hatta, regl’in ay ve güneş tutulmasına denk düşmesi durumunda daha büyük kötülükler insanları bekler.
11. Asırda Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divan-ı Lugati’t Türk’te bunu ifade eden kelimeler mevcut.
İbn Sina da, her türlü ağrının tedavisi için regl kanını tavsiye ediyor.
Günümüzde Adet Gören Kadınlara Yaklaşım
- İngiliz Guanası’nda : Adet gören kadının yaptığı yemeği yiyen erkeklerin bir daha asla iyi olamayacağına inanılıyor.
- Hindistan’ın kimi bölgelerinde regl olan kadın mutfaktan tam anlamıyla dışlanmaktadır.
- Ugandalılar ise muayyen günlerini yaşayan kadınların yemek yaptığı kap-kacağı bir daha kullanmıyor.
- Fransa’da : Yakın dönemlerde şeker fabrikalarında, regl dönemindeki kadınların işbaşı yapması yönetmeliklerle yasaklanmıştır.
- Apaçiler’de : İlk regl kanamasının olağanüstü bir güç olduğunu, hatta hastaları iyileştirdiğini düşünüyorlar.
Regl kanının tedavi amacıyla kullanılmasına ilişkin örneklere başka kültürlerde de rastlanıyor. Veba, sıtma, sara, çıban, başağrısı, yüksek ateş gibi kimi hastalıkların regl kanıyla tedavi edilebileceğine inanılıyor.
- Nepal’de : (Chaupadi geleneği) adet gören ve yeni doğum yapmış kadınlar kirli görülmektedir. Kadınlar ve kız çocukları evden ayrılmaya itilmiştir. Hatta, bir ahırda ya da özellikle bu amaç için inşa edilmiş kulübelerde yaşamaya bırakılmıştır. Ayrıca, yemek ve süt verilmeden aç bir şekilde karanlıkta kalmaya zorlanmıştır. 2017’de bunun için yasa çıkmış olsa da halk hala bu geleneği yaşatıyor. Yasa öncesi ve sonrası kadın ölümleri devam ediyor.
Regl dönemi öncesinde intihar girişimleri kadar, suça yönelme istatistikleri de yükselmeye işaret ediyor. Kendini yakan 22 Hintli kadından 19’unun adet döneminde olduğu geçiyor kayıtlara. ABD’de kadınlar tarafından işlenen beş suçtan dördünün, regl öncesine denk düştüğü tespit ediliyor.
- Fransız ceza yasalarında, adet öncesi işlenen suçlardan kadınların sorumlu tutulamayacağına dair hükümler yer alıyor. Regl öncesi sendromu, muhtelif kültürlerde, güçlü bir savunma argümanı. İzmir Barosu’na kayıtlı erkek bir avukat da 2004’te, regl’in ceza indirimi sebebi sayılmasını istiyor.
- Türkiye’de : Adet dönemini yaşayan kadın, uğursuz ve kirli kabul ediliyor mesela. Çoğu islami bilgin, adetli kadınlara cinsel anlamda yaklaşılmamasını söyler. Hatta o dönemlerde kadın, insan ve yemek dahil Kuran’a da dokunması yasaklanmıştır.
Günümüzde de regl dönemindeki kadının yeni doğmuş bebeği görmesi neredeyse yasaklanıyor. Aksi durumda, bebeğin hastalanacağından, yüzünde çıbanlar çıkacağından korkuluyor.
Hatta kırkı çıkmamış bir bebeğin, regl dönemindeki bir kadınla karşılaşması halinde çirkin olacağına inanılıyor. Adet dönemindeki kadınların ekmek pişirmesine bile izin verilmiyor.
