Bir Gül Hikayesi, Eşime olan hasretimin ve sevgimin bir zerresi olarak şekle bürünmüş ve yazıya dökülmüştür.
Bir
Elimde 5 litrelik bir pet Su Şişesi var…
Merhaba Su Şişesi, bulunduğum bu yerde en çok seni görüyorum. Farkında olsam da, olmasam da her tarafta sen varsın. Hani içini dökmek ister bazen insan ama kimse bilmesin duymasın ister. Evet, bende sana döküyorum içimi şu fiziki alemde, çünkü Bitanem’e ulaştırasın istiyorum. Hayır, aslında sadece içimi, yüreğimi değil tüm bedenimi de ulaştırasın istiyorum. Önce kapaklarından gemi yaptım beni alıp Bitanem’e götüresin diye. Ama ya doğru rüzgar esmiyor ya da henüz zamanı değil. O yüzden sadece yüreğimden parçalar götürdün Bitanem’e. Daha neler yaptım senden ama hala ben burada, o orada. Ruhlar birlikte bedenler ayrı.
Bugün içim çok yanıyor be Su Şişesi. Bu hasret yangını seni bir Gül’e dönüştürecek. Aşkı, sevdayı, mutluluğu, huzuru, sonsuzluğu anlatan bir Gül. Ve gideceksin Bitanem’e, onu ne kadar sevdiğimi fısıldayacaksın yüreğine: ‘’Beklenen günler yakın inşallah, bundan sonra bize sadece mutluluk var ve hep el ele olacağız’’ diyeceksin.
Gül
Gül’ün açan yaprakları neden kalp şeklinde bilir misin? Ben bilmiyorum ama bir şeyler hissediyorum. Kalp şeklinde çünkü sadece kalbin sınırı yok, o sonsuzdur. Aşk da kalptedir. Ve aşk sadece kısa bir dünya hayatı için insana verilmemiştir. Aşk sonsuzluktur, sonsuz mutluluk ve huzurdur. Ve sen kalbimin sahibine giderek bunları okumasına ve kalbimde aşkımı bir kez daha artarak hissetmesine vesile olacaksın inşallah.
Yapraklarını şekillendiren ateş aslında yüreğimin ateşidir.
Yananlar yanmaz ki!
Hikayesi
Kalp biçimindeki yapraklar şekillenmiyor, gerçekte benim kalbim şekilleniyor, hazırlanıyor. Aşk’ın kıymetini, değerini bilmek, aşk’ı taşımak kolay mı sandın? Aşk ah aşk… Yanacaksın hüzünle, kederle, hasretle… Bizi kıskananlar, çekemeyenler, haset besleyenler ‘’Bitirdik bunları!’’ diyerek seviniyorlar, belki sevinç naraları atıyorlar. Ama biz bunları hiç umursayacak değiliz, belki de hiç görmeyeceğiz. Çünkü Gül’ü gören başka bir şey görmek istemez, istesede görmez ki. Bu hasretler, hüzünler birer tohum unutma! Mutluluğun, huzurun, sonsuz birlikteliğin tohumları… Çoktan filiz verdiler…
Evet, kırmızı kalemin mürekkebiyle boyuyorum seni. Biliyorum kalem yazmak içindir. Ama Bitanem’e olan hislerimi, aşkımı anlatacak kelimeler yetersiz, zaten kalemin yazacak dermanı da yok. O yüzden mürekkebi Gül’e rengini verecek ki Bitenem’in yüreğine beni fısıldasın…
Bu yeşil yapraklar var ya, aşkımızın meyvelerini temsil etsin inşallah. Ve diken; geçirdiğimiz sıkıntıları, zorlukları, hasretleri hatırlatsın. Hatırlatsın ama aşkımızı daha da büyütmek ve bizi birbirimize daha sıkı kenetlemek için hatırlatsın.
İşte bu hikaye, pet Su Şişesinden mutluluğa tohum olan hasret ile yapılan bir Gül’ün hikayesidir.
