Marpessa Mersin – Taşucu’na gidenler bilirler denizkızı bu efsaneyi aslında. Marpessa, görünce kara sevdaya düştüğü deniz kızı…
Yunan mitolojisine göre 2 ayrı efsanesi vardır;
1 ) Yunan mitolojisine göre ilk efsane;
Savaş Tanrısı Ares’in torunu ve Aitolia kralı Euenos ve Alcippe’nin güzelliğiyle ünlü kızıdır.
Aitolia kralı Euenus ; asla evlendirmek istemediği ve yanından hiç ayırmayacağı bir savaşçı olmasını istediği Marpessa’yı eğitir. Bu arada Marpessa’nın güzelliği İdas’ın kulaklarına gider.
İdas, Messinialıdır ve balıkçılık yaparak ailenin geçimini sağlayan fakir biridir. Aphareus ile Arene’nin tek oğludur.
Bir rastlantı ile ikisi karşılaşır. O an aşık olurlar. Evlilik hayalleri zengin kız ve fakir oğlan klişesi ile suya düşecektir. Bu yüzden kaçmaya karar verirler. İdas, Marpessa’yı kaçırıp Akdeniz kıyısındaki ( Taşucu’nda ) mağaranın birine götürür. Artık engel yoktur. Fakat kızının yaşattığı bu acıya dayanamayan kral; intihar eder.
Marpessa’nın âşık olanlardan biri olan Tanrı Apollon bu olayı duyunca deliye döner. Apollon ile İdas arasında kavga başlar ve saatlerce sürer. İki aşık adamın saatler süren kılıç sesleri Olympus’a kadar duyulur. Zeus, araya girer ve seçimi Marpessa’ya bırakır.
Marpessa, ilahi Tanrı Apollon’a bakar. Fakat o ölümsüzdür ve elbet kendi yaşanacaktır. Güzelliğini kaybedince Apollon’da sadakatini yitirecektir. Diğer tarafta ; krallara karşı çıkan, kendisi için tanrılarla bilr savaşan basit bir fani ve kendi gibi bir ölümlü vardır. İkiside aynı anda yaşlanıp, aynı anda öleceklerdir. Marpessa bu yüzden İdas’ı seçer.
Apollo, intikam için ikizi Artemis’i görevlendirir. Artemis ; mağaraya gider ve Marpessa’yı taşa dönüştürür. İdas’ı görünce onun yakışıklılığından etkilenir ve ona dokunmaz. İdas, yemeden içmeden günlerce ağlar, gözlerinden bir nehir oluşturacak kadar gözyaşı dökülür. Sonra iki haykırır : ” Ey Tanrıların Tanrısı Zeus ! Benim bedenimi de taş haline dönüştür.” Bu feryadı duyan Zeus, İdas’ın bedenini de taşa dönüştürür.
2) Yunan mitolojisine göre ikinci efsane;
Marpessa’nın evlenmesini istemeyen kral olan baba Euenus, kızının taliplerine karşı ölümcül bir araba yarışıyla meydan okur. Kazanan kızı alır. Fakat kaybeden kafasından olacaktır.
İdas ; Messenia kralı Aphareus’un iki oğlundan biridir. Fakat aslında İdas, annesi Arene’neyi ; kılık değiştirerek kandıran Poseidon’dan olma bir yarı tanrıdır. Homeros’a göre o, “o zamanlar yeryüzünde bulunan insanların en kudretlisidir”
Poseidon’un kendisine verdiği kanatlı atların çektiği altın bir arabaya da sahiptir.
İdas, bir gün bu yarışmaya katılır ve kral Euenus kaybeder. İdas , kızı kaçırır. Baba kral ne kadar kovalasa da kanatlı atların çektiği arabaya yetisemez. Ve intihar eder. Hatta intihar ettiği yere de adı verilir : İyon Denizi
İdas, Marpessa’yı memleketine getirdiğinde birdenbire Apollo ortaya çıkar. Ve 2 genç adam kavga etmeye başlar. Zeus araya girer ve diğer hikayedeki gibi kararı Marpessa’ya bırakır. Kendinin seçilmediğini öğrenen Apollo deliye döner. İdas ve Marpessa evlenir. Mutlu çiftin bir kızı olur.
Bir süre sonra, İdas ve kardeşi Lynceus, savaş ganimetlerinin paylaşımı konusunda müttefikleri ile çatışırlar. Müttefikleri arasında Zeus’un oğlu da vardır. Kardeşinin ölümünü kabullenemeyen İdas, Zeus’un oğlunu öldürür. Zeus, intikam için İdas’ı bir yıldırımla vurur ve onu oracıkta öldürür. Kocasının ölümünü öğrenen umutsuz Marpessa, kederinden intihar eder.
3 )Anadolu mitolojisine göre;
Tanrıça Artemis ve ikizi Apollon, Zeus’un çocuklarıdır. Artemis, ikizi Apollon’dan önce doğarak annesine doğumu sırasında yardım eder. Ancak annesi Apollon’u doğururken çektiği acılara tanık olan Artemis, o gün annesine hiç evlenmeyeceğine ve hep kutsal kalacağına dair yemin eder. Artık O ; “İffet Tanrıçası”dır, avlanacak ve kutsallığını koruyacaktır.
Artemis bir gün bir mağara içindeki göle yüzmeye gider. Bu , kimsenin bilmediği izbe ve bir o kadar güzel yerde yüzerken sesler duyar. Sevişen bir çift vardır mağarada. Artemis, erkeği görür görmez aşık olur. Ve kızı taşa çevirir. Genç erkek İdas ve taşa dönüşen sevgili ise Bianna’dır.
İdas, acısını içine gömer ve işine geri dönmek zorunda kalır. Balıkçılık yaptığı günlerin birinde ağına bir şey takılır. Ağa takılan güzeller güzeli deniz kızı Marpessa’dır. Birbirlerine aşık bir şekilde yıllar geçer.
Kendisini Marpessa olarak tanıtan bu denizkızı, Artemis’tur ve bekaretini İdas’a teslim eder. Bu durum ; Deniz Tanrısı Poseidon’un kulağına gider. Ve bir gün uzaktan bu çifte bakar. O an bu deniz kızının kendi yeğeni Artemis olduğunu anlar. Poseidon, bu durumu kardeşi olan Zeus’a söyleyemekle Artemis’i tehdit eder. Sonunda Artemis’in ; sevgilini yılda bir kez görüşmesi üzerinde anlaşırlar.
İdas hem Bianna’yı hem Marpessa’yı kaybetmiştir. Çok üzgündür ve mağaraya gidip taşa dönen eski sevgilisiyle dertleşip, ona sarılıp ağlar. Bunu izleyen Artemis, çılgına döner. Bir taş bile olsa İdas’ı hiç kimseyle bölüşmek istemez. İdas ; bir gün denizdeyken mağara girişini koca kayalarla kapatır. Denizden dönüp mağaraya koşan İdas ; bunu görünce , Zeus’a isyan eder. Ve kendisini de taşa çevirmesini ister.
İdas’ın feryadını duyan ve Artemis’in iffetsizliğinin cezasını kesmek isteyen Zeus, hemen idas’ı oracıkta taşa çevirir. Artemis’in tek aşkı artık taştır. Senede bir gün denize inme hakkı olan Artemis; bile bile balıkçıların ağlarına takılır. Onlardan kendini mağaraya götürmesini ister. Kendi elleriyle taşları kaldırır. Yıllar sonra zavallı idas’ını; sevgilisi Bianna’nın yanına koyar…
