Ders 2 – Takım ve İcra

Ders 2 – Takım ve İcra Team and Execution, Sam Altman, Startup, Stanford University

Ders 2 – Takım ve İcra. Bu yazımda, Sam Altman’ın Stanford Üniversitesi’nde yapmış oldukları “Takım ve İcra” sunumundan aldığım notları sizinle paylaşmaya devam edeceğim.

Bir önceki yazım (“Ders 1 – Bir Girişim Nasıl Başlatılır?”) bu sunumların birincisi hakkındaydı.

Sunuma geçmeden önce bir şey! Yukarıda vermiş olduğum ilk yazıda da belirttiğim birkaç şey var. O halde, başlayalım :

Y Combinator, ABD merkezli girişim hızlandırma programı ve şirketidir. Çok önemli bir gösterge ile devam edelim: 2015 yılının Ağustos ayı itibarı ile Y Combinator (YC) tarafından desteklenen 940 farklı girişimin toplam değerlemesi 65 milyar doları geçmiştir. Ayrıca, YC Şirketleri ayrı ayrı kendi pazarlarında oldukça başarılı bir performans göstererek pazarı domine etmeleriyle hayli dikkat çekmektedir. Bununla birlikte, YC başkanı Sam Altman da genç yaşına rağmen müthiş bir girişimci olarak artık bilinmektedir. Sam Altman şuan ChatGPT‘nin şirketi OpenAI’nin CEO’su olarak görev yapmaktadır.

Facebook’un kurucularından Dustin Moskovitz ise, 2008 yılında Asana’yı kurmak için Facebook‘tan ayrıldı. Otoriteler Dustin Moskovitz’i kendi kazancı ile milyarder olan Dünya’nın en genç kişisi olarak göstermektedir.

Şimdi de sunumun ve konuşmacıların videosunu aşağıda bulacaksınız :

Lecture 2 – Team and Execution (Sam Altman)

Konuşmacı : Sam Altman

“Hızlı büyüyen pazarları nasıl bulabiliriz?”

Hislerinize güvenin. Neyi daha çok kullandığınızı düşünün. Sizin yaşınızdaki başka insanların ne kullandığını görün (Muhtemelen bu gelecek olacaktır.)

“Kurucu olarak kendinizi harap etmemeyi nasıl yönetiyorsunuz?”

Standart cevap : “Tatile çıkın.”
Benim cevabım: “Devam etmek zorundasınız.”
Böylece, sizi destekleyecek bir çevreniz olacak. Bununla birlikte, harap olmadan çıkmanın yolu: yanlış giden şeyleri çözmeye çalışmak ve zamanla daha iyi hissedeceksiniz.

Bugün konuşacaklarımız :

  1. Team (İşe Alma)
  2. Execution (İcra Etme)

“Umarım işe aldığınız kişileri icra(idam) etmezsiniz” 🙂

Takım (Team)

Ortak kurucu : Ortak kurucu ilişkileri; bir şirket içindeki en önemli ilişkidir. Bir girişimin en önemli erken batma sebebi: Ortak kurucuların kavgalarıdır.

“İşbirliği yapmaktan ve ittifak kurmaktan çekinmeyin.”

(Birbirimizi bilmiyoruz.) “Hadi girişim başlatalım.” – Bu çılgınca! Kimseyi böyle işe alamazsınız.

Ortak kurucu ile tanışmanın iyi bir yolu: Okuldur. Okulda değilseniz ve bir ortak kurucu tanımıyorsanız, bundan sonraki iyi şey: ilginç bir firmada çalışmaktır.

Cofounders (Ortak kurucular) 

İhtiyacınız olan her şeye çare bulan ortak kurucular… Akılda kalıcı olması açısından buna “James Bond modeli” dedik. (Pop kültüründeki adı.) “Know Your Cofounders” (Kurucu ortaklarınızı tanıyın.)

Sağlam, dayanıklı ve teknik olmalılar.

  • Yazılımcılar yazılım şirketi kurmalılar
  • Medyada medyacılar şirket kurmalılar

1 kurucu iyi değil. 4 ve 5 zor. 2 veya 3 kurucu ortak olmalı.

“Tek kuruculu şirket olmak da kötü. Bunlardan onda birini seçiyoruz.”

“Try not to hire.” (İşe almamaya çalışın.)

Bir şirket kurduğunuzda fark edeceğiniz garip şeylerden biri de herkesin size sorması: “Ne kadar çok çalışanınız var.” Ve bu, insanların girişiminizin ne kadar gerçek ve ne kadar havalı olduğunuzu yargılamak için kullandıkları ölçüttür. Çok sayıda çalışanınız olduğunu söylerseniz, gerçekten etkilenirler. Çalışan sayınız az diyorsanız o zaman bu küçük şaka gibi gelir onlara. Ama aslında bir sürü çalışana sahip olmak berbat ve Ne kadar az çalışanınız olabileceğiyle gurur duymalısınız. Pek çok çalışan, yüksek yanma oranı (maaş) gibi şeylerle karşılaşıyor, bu da her seferinde çok para kaybettiğiniz anlamına geliyor.

Gerçekte çok fazla çalışanınızın olması kötü bir şey, çok az kişi olmanızdan gurur duymalısınız. Birçok çalışan olunca yakıt hızınız artıyor, yani aylık para harcama hızınız… Karışıklılık, gerilim, yavaş karar verme. Liste böyle devam ediyor ama iyi değil. En az çalışanla, en çok işi yapmaktan gurur duymalısınız.

Girişimin ilk günlerinde amaç işe almamak olmalı. 

“En başta yanlış birini işe almanın maliyeti çok yüksek.”

Airbnb ilk çalışanlarını işe alana kadar 5 ay mülakat yaptı. İlk yıllarında sadece 2 kişiyi işe aldılar. İlk kişiyi işe almadan herhangi bir Airbnb çalışanının sahip olması gerektiği kültür değerlerini yazdılar. Onlardan bir tanesi de “kanınız Airbnb akmalıydı.” Bunu kabul etmediyseniz, sizi işe almazlardı. 

C. “Get the best people.” (En iyi insanları işe alın.)

Tamam, diyelim ki şu anda birini işe almak zorundasınız. Bu işe alma halindeyken bir numaralı önceliğiniz “En iyi kişiyi işe almak” olmalı.

“Kurucular işe almanın ne kadar zor olduğunu hafife alıyorlar.” 

“Eğer bir girişime katılacaksınız, füze gibi kalkacak olana katılın.”

En çok sorulan sorulardan biri de; “İşe almaya ne kadar zaman harcamalısınız.” Cevap: Sıfır veya %25. Ya işe almıyorsunuz. Ya da sizin en çok zaman alan faaliyetiniz oluyor.

Eğer savsaklar ve vasat birini alırsanız, bundan hep pişman olacaksınız. 

Vasat kişiler büyük şirketlerde bazen sorun oluşturabiliyor. Genelde, şirketi öldürmüyorlar. Bir girişimde ilk 5’te işe aldığınız vasat/sıradan biri genelde girişimi öldürecektir. 

Vasat mühendisler harika şirketler kuramazlar.

Evet. Doğru. Büyük bir şirkette idare edebilirsiniz. Niye, çünkü insanlar arada kaynayabiliyorlar. Ama bir girişimde herkes durumu etkiliyor. Eğer ilk 5-10 işe almanızda savsaklarsanız, bu şirketinizi öldürebilir.

İşe Alma

Teknoloji endüstrisindeki en iyi şirketler tanıdık vasıtası ile işe alınan ilk 100 veya daha fazla çalışan tarafından oluşturuluyor. 

Kurucuların bize sorduğu başka bir soru da; “Tecrübe ve ne kadar önemli olduğu”.  Bunun kısa cevabı tecrübe bazı pozisyonlar için önemli ve bazıları için değil. Eğer işe şirketinizin büyük bir organizasyonu yönetecek birisini alıyorsanız, o zaman tecrübe önemli. Ama ise alacağınız ilk kişiler için tecrübe o kadar onemli değil ve amacınız yetenek ve inancı olan birisi olmalı. Benim ise aldığım en iyi kişiler daha önce O isi hiç yapmamış olanlardı. 

Bu pozisyon tecrübe gerektiriyor mu? İlk günlerde gerekmiyor ise; Alırken insanlarda baktığım 3 şey var: 

  • Akıllılar mı?
  • İşleri halledebiliyorlar/bitiriyorlar mı?
  • Onlarla vakit geçirmek ister miyim?

Ve bu üçü içinde bir evet cevabı alırsam; neredeyse hiç pişman olmadım.

İdeal olarak: Örneğin, geçmişte beraber çalıştığınız birisi ise o zaman mülakata bile ihtiyacınız yok. Beraber çalışmadıysanız birisiyle bir projede bir kaç gün çalışmak en iyisi olabilir. Böylece, siz ve onlar epeyce bir şeyler öğreneceksiniz. YC’de verdiğimiz tavsiyelerden biri: Mülakat yerine, Bir Projede Çalışmayı deneyin.

Mülakat yapacaksanız da geçmişte yapmış oldukları projeleri sorun. Böylece bilmece sorularından daha fazla öğreneceksiniz. Bir sebeple genç teknik kurucular bilmece sormayı, bu kişilerin ne yaptığını sormaya tercih ediyorlar. Projelerin içlerine iyice girin ve referanslarını arayın. Bu da kurucuların atladığı bir nokta. Bu insanların geçmişte çalıştıkları birilerini aradığınız zaman havadan sudan sormayın! İyice öğrenmek istersiniz; bu insan çalıştığınız insanların ilk %5’inde mi? Tam olarak ne yaptılar? Onları tekrar işe alır mısınız? Ve niye? Niye tekrar onları işe almaya çalışmıyorsunuz? Dibine kadar inmeniz gerekiyor.

Bir başka konu : Bu arada çalışanlarınızın da birazcık risk alma arzusu olmalı.

İyi İletişim, Kararlılık ve İnat

Ayrıca :

  • İyi iletişim becerileri. (İyi iletişim yetileri ile performansları doğru orantılı oluyor.)
  • Manik olarak kararlı (Manyak gibi kararlı)
  • Katır gibi inatçı : Hayvan testini geçin (Paul Graham – Hayvan Testi) 

(Not : Paul Graham buna Hayvan Testi diyor. Tabii bu kulağa biraz garip geliyor. Ama; durdurulamayan insanlara ihtiyacınız var. Aynı zamanda işi bitirecek kişilere ihtiyacınız var.)

İşe alma konusundayken çalışanların hisseleri hakkında konuşmak isterim: Çünkü Kurucular bunu hep mahvediyor. Genel kural olarak şirketin %10’unu ilk 10 kişiye vermeniz lazım. Hem de bunu 4 sene içinde kazanmalılar. Zaten başarılı iseler zaten bundan çok daha fazla katkı sağlayacaklar. Hatta, şirketin değerini bundan çok daha fazla arttıracaklar. Olmazsa, zaten etrafta olmayacaklar. Nedense kurucular çalışan hisseleri ile alakalı olarak çok cimriler ve yatırımcı hisseleri için çok bonkörler. Oysa ki bence bu tam ters olmuş. Bence kurucuların en çok yanlış yaptığı konulardan birisi bu! Biliyorsunuz, çalışanlar zaman geçtikçe daha fazla değer katacaklar. Yatırımcılar ise, parayı verirler ve bütün sözlere rağmen çok fazla bir şey yapmazlar. (Bazen yaparlar.) Ama şirketi gerçekten de yıllar boyunca büyütenler çalışanlarınızdır. 

YC şirketleri içinde ilk çalışanlar için çok cömert olanlar genelde en başarılı şirketler! 

D. En iyileri işe aldınız – Şimdi onları etrafınızda tutun!

Kurucuların unuttuğu bir şey de; işe aldıktan sonra onları tutmaları gerektiğidir. Çalışanlarınızın mutlu olması ve kendilerine değer verildiğini hissetmeleri lazım. Bu epeyce hisse vermenin önemli noktalarından biri. Girişime girerken oluşan heyecan ile bu çok düşünülmüyor. Ama ilerleyen gün ve yıllarda kendilerine haksızca davranıldığını hissederlerse bu onları rahatsız etmeye başlayacak ve gücenme başlayacak. 

Çoğu kurucuya takımlarını övmek doğal bir şeymiş gibi gelmiyor. Benim de bunu öğrenmem biraz vakit aldı. Oysa ki, takımınızın bütün övgüyü almasını sağlamanız lazım ve siz de bütün kötü giden şeyler için sorumluluğu alacaksınız. Mikro yönetim yapmamanız lazım. İnsanlara sürekli olarak yeni sorumluluk alanları vermelisiniz. Bunlar kurucuların çok düşündükleri şeyler değiller. 

Dan Pink : “İnsanların motive olup iyi iş çıkarmaları için şunlar lazım : 

  • Otonomi (Kendi kendine karar verme algısı), 
  • Ustalık,
  • Amaç ”

Benim şunları öğrenmem de biraz vakit aldı : 

Başkalarına net geri bildirim vermek ve birebir toplantıları yapmak.

E. Hızlı ateş etmek. (İşten atmak.)

Takım bölümünün son kısmı : Olmayınca insanları işten göndermek!

Oysa ki, insanları işten atmak; bir şirketi yönetmenin en kötü kısmıdır. 

Her seferinde ilk defa kurucu çok bekleyince o çalışanın değişeceğine inanıyorlar. Ama doğru cevap; olmuyorsa hızlıca işten atın. Şirket için daha iyi. Çalışan için de daha iyi. 

İşten atmak istedikleriniz şunlar olmalı: 

  • Ofis siyaseti yapanlar, 
  • Sürekli olarak olumsuz olanlar.

Şirketin geri kalanı zaten böyle şey yapanları biliyorlar. Ve bu kocaman bir çapa. Şirketi zehirliyor. Gene bu büyük bir firmada devam edebilecek bir şey ama girişiminizi öldürür.

Sorular ve Cevaplar :

Soru : “Hızlı işten atma ile diğer çalışanların ufak hatalar yapsalar da hala işlerinin güvende olduğu konusunu nasıl dengeliyorsunuz?”

Cevap : “Bir çalışan çalışmıyorsa, bu onların birinci veya ikinci hatası değildir. Herkes bir kaç kere hata yapacak. Hatta daha fazla! Ve hata yaptıkları için onları çıkarmamanız lazım. Beraber bir takım olun. Eğer birisi her şeyde yanlış karar veriyorsa, o zaman bir şey yapmanız lazım. Karışık bir konu gibi gözüküyor. Ama pratikte hiç şüpheniz olmuyor. Buradaki fark, bir iki hata yapan birisiyle sürekli hata yapan, sorun çıkaran, herkesi mutsuz yapan birisi. Görünce gayet açık.”

“Onlar yerine karar veremezsiniz. Ama karar vericileri seçebilirsiniz.”

Soru : “Ne zaman ortak kurucular hisse dağılımına karar verirler?”

Cevap : “Bir çok kurucu ve ortak kurucular bunu çok uzun zaman sonraya bırakıyorlar. Bu zaman geçtikçe kolaylaşan bir konu değil. İdeal olarak bunu hemen beraber çalışmaya başladıktan sonra kararlaştırmanız lazım. Ve neredeyse eşit olmalı. Eğer ki birisine, yani ortak kurucunuza ortak kurucunuza eşit hisse vermeye niyetli değilseniz O zaman onların ortak kurucunuz olup olmamaları gerektiğini tekrar düşününüz. Her halükarda bu konu hakkında anlaşmayı şirket çok ilerlemeden yapmalısınız. Mesela, ilk haftalarda!”

“İyi çalışanlar şirket içinde iyi bir yer bulabiliyorlar.”

Soru : “Ortak kurucunuz ile ilişkiniz bozulur ve hisseleri paylaşma noktasına gelince ne olur?”

Cevap : “Bu kurucuların yanlış yaptığı en önemli konu. Hangi ortak kurucu olursa olsun hisselerinizi zaman ile kazanmalısınız. Ortak kurucu hisse hak kazanımında yaptığınız şey biriniz bırakırsa ne olacağını önceden kararlaştırmak.”

Silikon vadisindeki normal durum :

Hak kazanımı 4 sene sürüyor. mesela diyelim ki hisseler 50 50 paylaşılmış. Bunların hepsini kazanmak 4 sene sürüyor. ve saat birinci senenin sonunda başlıyor. bir sene sonra bırakırsanız hissenizin %25’ini alıyorsunuz. 2 sene sonra bırakırsanız, hissenizin %50’sini alıyorsunuz. ve böyle böyle devam ediyor. Eğer bunu yapmazsanız ve büyük bir kavga olursa bir kurucu erkenden şirketin yarısı ile şirketi bırakıyor. ve sizin tarafınızda orantısız bir ağırlık oluyor. Bu noktada da yatırımcıların size sermaye yatırması zorlaşıyor. Onun için bir numaralı tavsiye hisse paylaşımında zamanla hak olsun. 

“Ortak kurucular arasında sorunlar ortaya çıkar çıkmaz (ki her şirkette oluyor) hemen hakkında konuşun ve kenarda bekleyip büyümesine izin vermeyin.”

Soru : “Olmayan birisini işe almak ile müşterinizi kaybetmek arasında bir seçimi nasıl yaparsınız?”

Cevap : “İşe alınacak ilk 5 kişiden biriyse ben müşteriyi kaybederdim. Şirketi öldürmektense bazı müşterileri kaybetmek daha iyi.”

Soru : “Farklı lokasyonlarda çalışan ortak kurucular ile ne dersiniz?”

Cevap : “Yapmayın. Ne sebeple olursa olsun videokonferans veya telefonla aramalar o kadar iyi olmuyor. Bu konu hakkında veri var: Tüm zamanların en başarılı 30 yazılım firmasına bakın. Ortak kurucularının farklı yerlerde olduğu bir tane örnek gösterin. Çok zor bir şey!”

İcra (Execution)

Kurucular için icra bir girişim kurmanın en zevkli kısımlarında değil. Ama en önemlilerinden biri! Bir sürü insan girişimi düşünürken güzel bir fikir için katıldıklarını düşünüyorlar. Ve işte dergi kapaklarına çıkacaklar ve partilere gidecekler. Ama en çok olan şey ve kurucu olmanın manası uzun bir icra dönemine giriyorsunuz. Ve bunu başkasına yaptıramazsınız. İyi icra eden bir şirkete sahip olmak için kendinizin iyi icra etmesi lazım. 

  • Girişimlerde her şey kuruculara göre modellenir. 
  • Kurucuların yaptıkları kültür olur

İnsanların; 

  • Çok çalıştığı bir kültür istiyorsanız,
  • Ayrıntılara dikkat etmelerini istiyorsanız, 
  • Müşterilere yoğunlaşmalarını istiyorsanız, 
  • Tutumlu olmalarını istiyorsanız, bunları kendiniz yapmanız lazım. Başka yolu yok! Bir COO‘yu işe alıp ona yaptıramazsınız. Hele bir de siz konferanslara giderken…

Şirketin sizi bir icra manyağı, bir makine gibi görmesi lazım. 

“Muazzam fikirlere sahip olan insanların sayısı bunları icra etmek için çabalayan insanların 100 katı! Fikirlerin tek başına bir değeri yok. Sadece iyi icra etmek değer katıyor veya değer yaratıyor. İcranın büyük bir kısmı çabayı göstermek.”

İcra ikiye bölünür; iki soruya :

  • Ne yapmanız gerektiğinizi biliyor musunuz?
  • Ve bunu yapabilir misiniz?

İşi yapmanın iki parçası hakkında konuşmak istiyorum :

  • Odaklanma (Focus)
  • Yoğunluk (Intensity)

CEO‘nun 5 işi vardır :

  • Vizyon belirlemek
  • Para toplamak
  • Müjdelemek
  • İşe almak ve yönetmek
  • Tüm şirket çalışanlarının uyguladığından emin olmak
Odaklanma (Focus)

Kuruculara sormak istediğim sorulardan biri de; “Zamanlarını ve paralarını neye harcayacaklar?” Bu kurucuların neye önem verdiklerini gösteren bir soru. 

Kurucu olmanın en zor kısımlarından biri de; her gün yüzlerce şey sizin ilginiz için kapışıyor. Önemli 2 veya 3 şeyi seçip, onlar üzerine çalışacaksınız ve diğerlerini ya aldırmayacaksınız, ya başkasına vereceksiniz ya da sonra yapacaksınız. Kurucuların önemli olduğunu düşündüğü bir sürü şey, bir sürü hukuk firması ile mülakat yapmak, konferanslara gitmek, danışman tutmak, bunlar çok önemli değil aslında! Zamanla değişse de en önemli şey; (acil durum tavsiyesi gibi bir şey); o en önemli 2 veya 3 şeyi bulup ve sadece onları yapmak. (Ve günde sadece 2 -3 şey olabilir.) çünkü diğer her şey üzerinize gelecek. Eğer bu 2 -3 şeyi her gün önceliklendiremezseniz, bir şeyleri yapmakta asla iyi olamayacaksınız.

Maalesef, çok iyi icranın sırrı bol bol “Hayır” demek. 100 konudan 97’sine hayır diyorsunuz ve bir çok kurucu bunu yapmak için zihinsel bir çaba göstermek zorundalar. 

Çoğu girişimler genelde yeteri kadar odaklanmıyorlar. Çok çalışıyorlar ama doğru konularda çok çalışmıyorlar ve başarısız oluyorsunuz.

Bir girişim için hem en iyi hem de en kötü şeylerden biri de denemek için bir şey kazanmıyorsunuz. Sadece pazarın istediği bir şeyi yaptığınız zaman puan kazanıyorsunuz. Yanlış şeylerde çok çalışırsanız kimsenin umrunda olmayacak.

Sorular ve Cevaplar :

Soru : “Hergün neye odaklanacağınızı nasıl seçiyorsunuz?”

Cevap : “Burada hedeflerin olması çok önemli. Bildiğim en iyi kurucuların sürekli olarak şirketleri ile alakalı olarak birkaç hedefi var. Hatta, şirketteki herkes bunları biliyor ve bir tanesi zamanında yazılımı çıkartmak olabilir. Büyüme hızını tutturabilmek! Belli etkileşim oranı olsun! Önemli roller için birilerini işe al! Şu anlaşmayı bitir. Ama şirketteki herkes size önemli hedeflerin ne olduğunu söyleyebilir. Ve herkes o zaman, ona göre icra eder. Kurucu gerçekten de odaklanmayı ayarlıyor. Kurucular neye önem veriyorlarsa, ana hedeflerin ne olduğuna inanıyorlarsa, bu, bütün şirketin yoğunlaştığı şey olacak. En iyi kurucular bu hedefleri gerekenden daha fazla tekrar ederler. Onları duvarlara koyarlar. Birebirlerde bunları konuşurlar her hafta şirket toplasında… Böylece şirketi odaklandırırlar. ”

Farklı yerlerdeki ortak kurucular :

İyi iletişim kuramadıkları için odaklanırken zorlanıyorlar. Şirkette sadece 4 veya 5 kişi olsa bile! Ufak bir iletişimsizlik bile herkesin farklı konularda çalışmasına sebep olur. Odaklanmayı kaybedersiniz ve şirket sallanır.

Momentum ve Büyüme

“Always keep momentum.” (Her zaman momentumu koruyun.)

Büyüme ve momentum için sürekli odaklanmalısınız. Çünkü, Girişimler büyüme ve momentum ile yaşıyorlar. Ve bunları sürdürmek için odaklanmalısınız.

“Always keep growing.” (Her zaman büyümeye devam edin.)

  • “Biz şu anda büyümeye yoğunlaşmadık”
  • “Şu anda o kadar iyi büyümüyoruz.”
  • “Şu başka şeyi yapıyoruz.”
  • “Ne zaman yeni versiyon çıkarıcağımıza dair bir zaman yok.”
  • “Hedefimiz yok çünkü şu diğer şeyi yapıyoruz.” 
  • “Yeni markalaşma yapıyoruz.”

Bunların hepsi felaket! O halde, doğru ölçüleriniz olacak ve o ölçüleri büyütmeye ve momentum oluşturmaya çalışacaksınız. Şirketin başka konular tarafından rahatsız edilmesine veya heyacanlanmasına izin vermeyin.

Yoğunluk (Intensity)

Odaklanmanın yanındaki icra için diğer nokta Yoğunluk (Intensity):

Bir arkadaşım girişimlerin sırrının aşırı odaklanma ve aşırı adanma olduğunu söyledi. Girişiminizin içinde aileniz de olabilir ama başka hobiniz olmayacak. Çünkü, Girişimler çalışma-yaşam dengesi için en iyi seçim değiller. Ve bu maalesef acı gerçek.

Genelde rakibinizden daha da fazla çalışmayı istiyor olmanız lazım. Buradaki iyi haber bunu görmek zor olsa da bu büyük fark yaratıyor.

Vermek istediğim örneklerden biri de; bir tüketiciler için kurulmuş web ürününün viral katsayısı. Yani olağan kullanıcılar kaç tane yeni kullanıcı getiriyor. Eğer ki bu 0.99 ise, şirket zamanla müşterileri kaybedecek ve ölecek. Eğer 1.01 ise şirket üstel olarak büyüyecek ve mutlu olacak. Bu iş az bir çabanın daha başarı ile başarısızlık arasındaki farkı oluşturduğunu gösteriyor. Biz de başarılı kurucularla konuşunca hepsinin böyle bir hikayesi var. Rakiplerinden biraz daha fazla çalışmak onları başarılı kıldı. 

İcra Hızı ve Kesintisiz İcra Ritmi

Facebook’un meşhur bir söylemi var, hızlı hareket et ve bir şeyleri kır. Ama aynı zamanda kaliteye muazzam yoğunlaşmış durumdalar. Hızlı hareket etmek veya kaliteye odaklanmak kolay! Ama olay, ikisini beraber bir girişimde yapmak. Apple, Facebook ve Google bunların hepsini muazzam şekilde yaptı. Sadece ürün değil, yaptıkları her şey böyle. Hızlı hareket ediyorlar, bir şeyleri kırıyorlar ve doğru yerlerde tutumlu oluyorlar. Ama her zaman kaliteye önem veriyorlar. “Onların kötü kod yazmalarını istemiyorsanız, onlara kötü bilgisayar almıyorsunuz. Bu kalite seviyesinin bütün şirkette olması lazım. Bunla alakalı olarak da kararlı olmanız lazım. Kararsızlık bir firmayı öldürür. Vasat kurucular konuşarak çok vakit geçirirler ama kararı vermezler. Yani burada eyleme yönelik tavrınızın olması lazım.”

Ne zaman en iyi kurucularla konuşsanız yeni bir şeyler yapmışlardır. Aslında, YC kurucuları arasında başarıyı tahmin edecek en iyi göstergelerden birisi. Eğer onlarla her konuştuğunuzda yeni bir şeyler yapmışlarsa o zaman bu bizim elimizdeki şirketin başarılı olacağına dair en iyi tahmin.

Bunun bir parçası olarak da; bazı şeyleri adım adım yapabilirsiniz. Her seferinde ufak parçaları yaparsanız; Bir yıl sonra yapmış olduğunuza bakınca muazzam bir şey görürsünüz. Diğer tarafta, şöyle bir sene ortadan kaybolup böyle muazzam bir şey ile gelmeyi umuyorsanız; bu genelde olmuyor. Onun için doğru boyuttaki projeler seçmelisiniz. 

En iyi kurucular genel de e-maillerine en hızlı şekilde cevap verirler. Ve kararları en hızlı şekilde verirler. Genelde her konuda hızlıdırlar. Ve birşeyi yapmak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar.

“O Uçağa Binin!”

Ufak bir hikaye anlatayım: Ben kendi şirketimi yönetirken bir anlaşmayı kaybetmek üzeri olduğumuzu öğrendik. Bu aladaki büyük müşterinin ilk anlaşması, oldukça kritik. Ve bizden yıllarca önce varolan bir şirkete gidecekti. Ve bizi köşeye sıkıştırmışlardı. Biz onları aradık ve dedik ki: “Bizim daha iyi bir ürünümüz var. Bizimle buluşmalısınız.” Onlar dediler ki: “Biz bu anlaşmayı yarın imzalıyoruz. Özür dileriz.” Biz havalimanına gittik. Uçağa bindik. Onların ofisine ertesi sabah 6’da geldik. Orada bekledik. Bizim gitmemizi söylediler. Ama, biz oturmaya devam ettik. Nihayet genç çalışanlardan biri bizle buluşmaya karar verdi. Ondan sonra da bir tane kıdemli birisi. Ondan sonra kontratı çöpe attılar. Ve biz satışı bir hafta sonra yaptık. Eminim ki eğer biz o uçağa binmesek ve ofislerinde şahsen bulunmasaydık bu olmayacaktı. İstisnai durumlarda uçağa binin!

Bir şekilde şirketin hep kazanması lazım. Eğer ayağınızı gazdan çekerseniz işler yolundan çıkacak ve çıkmaya devam edecek. Kazanan bir takım iyi hisseder ve kazanmaya devam eder. Oysa ki, belli bir süre kazanmayan takımın morali bozulur ve kaybetmeye devam eder. Onun için momentumu tutmak girişimi yönetmek için çok önemli. Eğer ki kuruculara girişimi yönetmek için tek bir şeyi söyleyebilsem bu olacaktır. Bir çok yazılım girişimi için bu büyüme manasına geliyor. Donanım girişimleri için yeni ürününüzde geç kalmayın manasına geliyor.

“Sales fix everything.” (Satışlar her şeyi düzeltir.)

İyi Ürün

Şöyle bir şey var tabi; iyi bir ürününüz varsa, şirket büyüyecek. Onun için en başta iyi bir ürüne sahip olmak ileride momentumu kaybetmemek için önemli. Momentumu kaybederseniz çoğu kurucu değişik yöntemlerde bunu geri getirmeye çalışıyor. Örneğin;

  • Hedefler hakkında uzun konuşmalar,
  • İnsaları gaza getirecek konuşmalar yapıyorlar. 

Momentumun durduğu bir firmada çalışanlar bunları duymak istemiyor. Vizyon konuşmalarını şirket kazanırken yaparsınız. Kazanmıyorken, momentum’u ufak zaferlerle geri getirmek durumundasınız. Momentum kaybolduğu zaman herkesin ne yapılması gerektiği konusunda farklı konuşmaya başladığını göreceksiniz. Momentum kaybolunca kavgalar başlıyor. Bunu için çalışan model; Ne zaman takım içinde ne yapma konusunda anlaşmazlık varsa, kullanıcılarınıza sorun ve onların söylediklerini yapın. 

Facebook’un 2008 yılında büyümesi yavaşlayınca; Mark bir tane büyüme takımı kurdu. Facebook’u çok hızlı yapmak için bir sürü ufak şeylerde çalıştılar. Böylelikle, hepsi çok ufak gözüken bu şeyler Facebook’u tekrar hızlandırdı. Hatta, hızlıca içerideki en prestijli grup oldu. Mark’ın dediğine göre Facebook’un en önemli icatlarından biriydi.

İyi bir kural : Rakiplerinizden endişelenmeyin! Ta ki gerçek ürünler çıkarmaya başlayıncaya kadar!

Korkulması gereken rakip, sizi hiç umursamayan ama kendi işini her zaman daha iyi hale getirmeye devam eden rakiptir.

Henry Ford

Bir çalışma ritmi belirleyin :

  • Nakliye ürünü,
  • Yeni özelliklerin kullanıma sunulması,
  • Metriklerin ve kilometre taşlarının gözden geçirilmesi/raporlanması.

Bunu başarabilir misin?

  • Focus (Odaklanma)
    • Neye zaman ve para harcıyorsunuz?
    • En önemli iki ya da üç şey nedir?
    • Hayır de. Çokça.
    • Kapsayıcı hedefler belirleyin. Onları tekrarlayın.
    • İletişim kurun.
    • Büyüme ve ivmeyi koruyun.
    • Şahsen birlikte çalışın.
  • Intensity (Yoğunluk)
    • Kesintisiz çalışma ritmi
    • Uygulama Kalitesi Takıntısı
    • Eyleme yönelik önyargı
    • Hızlı
    • Ne gerekiyorsa yapın
    • Ortaya çık
    • Vazgeçme
    • Cesur olun

“Sahip olduğunuzdan daha fazla para harcamayın.”

Bir Yorum Bırakın