Nesneler: Yatak ve Battaniye başlığı altında bu hafta mapushanelerdeki yatak ve battaniyeleri farklı bir bakış açısıyla ele alacağız.
Mapushanelerde -kimi yerde üst kat- (T Tipi); -kimi yerde oda sistemi icinde- (L Tipi) en çok göze çarpan şey yatak ve battaniye olur. Ancak Mapus Yatma Yeri Değildir.
Bir adam bir diğerine “Kimse benim oğluma, senin baban mapusta yattı diyemez.” diyordu.
Battaniye
Mapustaki battaniyelerde hilal ve yıldız ile oluşturulmuş `Ay Yıldızlı Ceza İnfaz Koruma Logosu` vardı. Gece uyurken üzerimize örtüyorduk. Ancak üzerinde namaz kılınca ceza veriyorlardı. Bizi soğuktan koruyamayan battaniye namaz için seccade bile olamıyordu. Sonuçta sorun battaniyede (nesne) değildi. Sorun nesnelere (objelere) gereksiz değer atfeden zihniyetteydi.
Mapustaki Nesneler: Yatak ve Battaniye kim bilir kaç kişiyi uyuttu! Kim bilir ne çok hıçkırık dinledi, ne çok tahliye gördü! Kim bilir ne çok ölü gördü! Bilinmez.
En çok yatağa isim yazmaya gıcık olurdum. Üç günlük dünyada mapus hayatının ne kadar süreceğini mi düşünüyorlardı acaba! Ne bu nesneleri sahiplenme merakı! Neden ‘bu kötü yere’ yerleşme çabası! Üç günlük dünya hayatını geçtim. Bir günlük mapus hayatını geçtim. Belki yalnızca birkaç saat kalacağı bu koğuştaki yatağa isim yazmak niye! Koğuş değişikliğinde yatağı öbür koğuşa da götüremiyorsun hani!
Battaniye
Koğuş temizliği günlerinde battaniye çırpmak tam bir eziyetti. İnsanin kollarını mahvediyordu. Bir tane değil ki bu meret! Hele kendi üzerine örttüğün battaniyeyi yıkamak istersen bittin sen! O battaniyeler ıslanınca ne ağır oluyor sen bilir misin? Hele daracık duş yerinde o battaniyeyi yıkamak tam bir işkenceydi. Bir metreye bir metre olan bir duş yeri hayal et! Sonra orada bir leğen içine attığın ıslak battaniyeyi! Hadi kaldır kaldırabilirsen şimdi! Deterjan kullandın. Şimdi durulayaksın ya! Fazla su harcamadan durula o battaniyeyi bakalım. Tabi ya! Fazla su harcamadan… Kota var kota! Sonra arkadaşına kalmaz duş için su…
Öyle herkese de yetmiyor yataklar… İnsani içeri atmak kolay! Yatak? Yatak zor tabi. Birini içeri tıkmak girdi çıktı on beş dakika. Yatağı on beş dakikada üretebilir misin? Üretemezsin! Hadi diyelim ürettin. Ürettiğini mapusa versen yataksız kalan olur mu? Olmaz! Yani öyle önüne geleni içeri atmakla olmuyor bu işler!
Yatağın yetmediği zamanlarda koğuşta üşüyenlerin dilekçe ile fazladan aldigı battaniyeler toplanırdı. Yatağı olmayan kişiye verilirdi. Her battaniye iki kat yapılıp üst üste dizilirdi. Yatak gelene kadar battaniyeler üzerinde yatardı o kişi! Gelene kadar iste! Ne zaman gelirse! Ya gelmezse? O zaman müdür görüşüne çıkılırdı. O zaman gelir miydi? Her zaman değil! Gülme! Müdür diyince problemi çözecek sandın değil mi? Yok ya! Öyle değil o işler.
Belki yatağının olmadığını şikayet edersen ceza bile alabilirsin! Gülme! Bunlar gerçek! Diyelim ki cezaevi savcısına şikayet ettin. O dilekçe önce müdüre gidiyor. Sonra müdür o dilekçeyi bekletiyor. Seni hücreye atıyor. Bir kulp bulup ceza vermek için savunma gönderiyor. Savcıya senin yazdığın şikayetten önce müdürün verdiği ceza gidiyor. Savcı onaylıyor geçiyor. Okumuyor mu? Okuyor ya okumaz olur mu? Senin yazdığın şikayeti “Özenle” okuyordur…
Ve Kitaplar
“Türkiye’de En Çok Okunan Kitaplar” listesine bakarsan senin de “Okunması Mutlak Gerekli” diyeceğin kitapları göreceksin. Okunması gerekenleri okuyoruz! Acaba herkes okuyor mudur? Nasıl ölçmüşlerdir? Okudum diyenlere hiç soru sormuşlar mıdır? Ne anladıkları sorulmuş mudur? Sanmıyorum. Tamam işte! Sen savcının okuduğunu nasıl ölçeceksin? Soru sordun mu? Ben sordum. Çok soru sordum. Soru çok! Cevap yok!
Mapusta yatak ve battaniye varsa hayat bir nebze daha kolaylaşıyor. Kendine ait bir bölgen oluyor. Yatak ve battaniye derken ranzadan bahsetmiyorum bile! Ranzada yatıyorsan senden iyisi yok! Eşyalarını da ona göre yerleştiriyorsun. Ranzanın altındaki boşluk tam saklama kaplarını koymalık! Daha düzenli olabiliyorsun. Yoksa her şeyin ayrı ayrı yerlerde.
Battaniyenin bir kullanım alanı da “Ses Yalıtım Sistemi” olarak kullanılmasıdır. T Tipi olan mapushanelerde üst kata (yatakhane) alt kattaki (mutfak) televizyon sesi ve konuşmalar çok gelmesin diye merdivenlere doğru battaniye iple bağlanarak sarkıtılırdı.
Yazın battaniyeler katlanır; özenle çöp poşetlerine koyulur. Sonra da dolapların üzerine istiflenir. Kışa kadar oradan alınmazdı. Her battaniyeler kaldırıldığında herkesin dilinde tek dua vardi: “Bir sonraki kışa kalmayalım!”
Bir sonraki kışa kalmayalım!
