Suç her zaman edebiyata muhtaçtır. Kupkuru hakikat ise edebiyata gerek duymaz. Suçu uyduran suçlama öncesi hemen masalı da uyduruyor. Suçlama peşine bir başka suçlama katıyor.
Suçlama
Önce suçlama vardı. Adem Havva’yı suçladı, Havva yılanı. Hareketlerimizin sorumluluğunu kabul etmemek insanoğlunun ilk günahı. İyi de bunu insanoğlu neden yapıyor? Aslında suçlama oyununun hiçbir anlamı yok. Bu, suçluluk duygusunu başka yere yönlendirmektir. Bununla birlikte, sorumluluktan kaçmak için insanoğlunun geliştirdiği bir sistemdir. Lakin, bu sisteme fazla yüklendik. Hatta, görünen o ki hiçbir şey insanoğlunun suçu değil. Marx kapitalist sistemi suçladı, Dawkins dini… Freud bunların hepsinin cinsellikten kaynaklandığını düşündü. Larkin ailelerimize suçladı, Atkins ise patatesi…
Kendini Aklama
İnsanoğlu yaptıklarının tüm sorumluluğunu üstlenmeye çok da yaklaşmış görünmüyor. Bu nedenle, her zaman suçlanacak birini, bir günah keçisi bulabiliyor. İnsanoğlu zihinsel ve teknoloji olarak geliştikçe bunu daha da planlıca yapıyor. Dolayısıyla, kendi hareketlerinin sorumluluğunu yükleyebileceği günah keçilerilerini daha zekice yaratıyor. Her zaman diliminde bir günah keçisi bulunuşuna dair akla uygun bir açıklama mevcuttur. Oysa içten içe her birimiz bütün sorumluluğu yüklediğimiz günah keçisinin masum olduğunu biliyoruz.
Günah Keçisi
Günah keçisi arama oyunu insanoğlunun suçluluk duygusunu başka yere yönlendirmekten başka bir işe yaramıyor. Ancak, görünen o ki bu oyunun sonu gelmiyor. Herhangi bir sorunla karşılaştığında, insanoğlu hemen bir günah keçisi bulmak istiyor. Bireysel ya da toplumsal olsun, sorunları çözmek yerine sadece birisini suçlamak istiyor. Bu durum, insanoğlunun en kolay kaçış yolu olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak günah keçisi arama oyunu, asıl sorunun çözümüne katkı sağlamıyor. Hatta, sorunların daha da büyümesine neden oluyor. Bir sorunu çözmek yerine sadece birisini suçlamak ne anlama geliyor? O sorunu ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, asıl sorunu görmezden gelmek anlamına geliyor. Bu nedenle, günah keçisi arama oyununa son vermek gerekiyor. Ayrıca, sorunların kaynağına inerek gerçek çözümler üretmek gerekiyor. Ancak maalesef günümüzde hala birçok insan, sorunlar karşısında hemen bir günah keçisi arayarak sorunları çözmeye çalışıyor. Örneğin, suçluluk duygusundan kurtulmak için siyasi liderleri ya da yabancı ülkeleri suçlamak yaygın bir davranış şekli haline geldi. Ayrıca, birçok kişi, sorunları çözmek yerine farklı grupları hedef alarak ırkçılık, cinsiyetçilik gibi olumsuz davranışlarda bulunabiliyor.
Sorumluluk
Bu nedenle, günah keçisi arama oyununa son vererek gerçek çözümler üretmek ve sorunların kaynağına inmek önem kazanıyor. Herkesin, kendi hareketlerinin sorumluluğunu kabul etmesi ve çözümler üretmek için bir araya gelmesi gerekiyor. Unutmayalım ki, bir sorunu çözmek için öncelikle o sorunu doğru bir şekilde tanımlamak ve gerçek nedenlerini keşfetmek gerekiyor. Acılara neden olanların vicdanı olmadığından hep yanlış insanların vicdan azabı çekmesi adalet sisteminin çökmesini hızlandırıyor.
Not : Yazı dizisi devam edecektir.
