Yargı bağımsız, yargıç dokunulmaz olması gerekmektedir. Hukukun simgesinde teraziyi tutan, gözü de bağlı olması gerekir. Bu nedenle hukuk adına karar verenler herkesten ve her şeyden bağımsız olmak zorundadırlar.
Yargıcın dokunulmazlığı… Şahsi ve siyasi baskılara karşı teminat altına alınması gerekmektedir. Bununla birlikte, kişilere değil yalnızca adalete endeksli olması gerekmektedir.
Yargıcın gözü ile kulağı arasındaki eşgüdümsüzlük yargıda “kaos” getirir. Göz kitapta iken, kulak başka yerde olmamalıdır.
Yürütme ve Yargı
“Yargıda Reform” söylemlerinin dillendirilmeye başlaması; “Yargı” üzerinde “Yürütme” erkinin denetim ve vesayeti olduğunun göstergesidir. Ve olması gerekip de olmayan tüm olumlu yargı konularını gerektiği gibi ele alamamayı itiraf etmektir. Kaldı ki günümüzdeki reformlar; uzun ömürlü ve halkın sorunlarını ortadan kaldıracak yeterlikte değildir. Adeta “halkı formda tutmak” gayesi ile yapılmaktadır. Bu nedenle, kısa ömürlü ve yetersiz olarak bir sonraki iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır.
Yargı üzerinde “Yürütme” erkinin denetim ve vesayetinden kurtulmanın yolu vardır. Nasıl mı? Halkın ödevlerini bilmesini sağlayacak az ve sade yasaların olduğu yeni bir Anayasa ile mümkündür. Bununla birlikte, “Hakimler ve Savcılar Kanunu”nda 2011’e kadar var olan “Tazminat Sorumluluğu” yeniden getirilmelidir. Ayrıca, “Yukarıdan Gelen” kararlara değil! “Aşağıdan Gelen”, “Halkın Bağımsızlık Arzusu ile Ateşlenen Katılımı ve Desteği” tezine (her aşamada) bağlı kalınmalıdır.
Eğitimin Adaleti Sağlayan Kişiler Üzerindeki Etkisi
Eğitim, bireylerin hayatlarını şekillendiren ve toplumun gelişimine katkıda bulunan en önemli araçlardan biridir. Ancak eğitimin önemi sadece bireylerin kişisel gelişimleriyle sınırlı değildir, aynı zamanda adaletin sağlanması için de büyük bir öneme sahiptir.
Eğitim, adaletin sağlanması için birçok farklı yolla etkili olabilir. İlk olarak, eğitim kurumları ve öğretmenler, öğrencileri adalet ve eşitlik konularında bilgilendirmelidir. Bu konuda verilen eğitimler, öğrencilerin daha erken yaşlarda adaletli davranışları benimsemelerine ve adaletli bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, eğitim kurumları, öğrencilerin kendilerini ifade etme, düşüncelerini özgürce ifade etme ve başkalarının düşüncelerini dinleme konularında da eğitim vermelidir. Bu sayede öğrenciler, birbirlerine saygı duyarak adaletli bir şekilde davranmayı öğrenirler.
Eğitimin adaletli kişiler üzerindeki etkisini artırmak için, eğitim sistemi, öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının adalet konusunda eğitim almalarını sağlamalıdır. Bu sayede eğitimciler, öğrencilerine örnek olabilir ve adaletli davranışları öğrencilerine yansıtabilirler. Eğitimin adaleti sağlayan kişiler üzerindeki etkisi oldukça büyüktür. Adaletli bir toplumun oluşması için öncelikle adaletli kişilerin yetişmesi gerekmektedir. Bu nedenle, eğitim kurumları ve öğretmenler, öğrencilere adalet, eşitlik ve hoşgörü konularında eğitim vererek, daha adaletli bir toplumun oluşmasına katkı sağlayabilirler.
Eğitimli Bireyler ve Tarafsız-Bağımsız Yargı
Eğitimli bireyler, doğru ve yanlışı ayırt edebilen, önyargılardan arınmış, tarafsız ve adaletli bir bakış açısına sahip olan kişilerdir. Bu nedenle, adaletin sağlanması için eğitimin önemi büyüktür. Eğitimli bireyler, toplumsal adaletin sağlanmasında önemli bir rol oynarlar.
Ancak adaletin sağlanması sadece eğitimli bireylerin varlığına bağlı değildir. Adaletin sağlanması için tarafsız ve bağımsız bir yargı sistemi de gereklidir. Tarafsız ve bağımsız yargı, herkesin eşit şekilde karşılaştığı adaletli bir sistemdir. Bu sistemde, yargıçlar siyasi veya diğer dış etkilere maruz kalmadan, yalnızca yasalar ve kanunlar doğrultusunda karar verirler. Bu sayede, herkesin haklarının korunması ve adaletin sağlanması mümkün olur.
Ancak maalesef, tarafsız ve bağımsız yargı sistemi işlememekte ve adaletin sağlanması konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırıdır ve toplumsal huzurun bozulmasına yol açmaktadır.
Sonuç olarak, eğitimin adaleti sağlayan kişiler üzerindeki etkisi ve tarafsız-bağımsız yargı sistemi, toplumsal adaletin sağlanması için önemli unsurlardır. Eğitimli bireyler, adaletli bir bakış açısına sahip oldukları için toplumsal adaletin sağlanmasında etkin bir rol oynayabilirler. Ayrıca, tarafsız ve bağımsız bir yargı sistemi sayesinde, herkesin hakları korunabilir ve toplumda huzur sağlanabilir.
Not : Yazı dizisi devam edecektir.
